Rüzgar Enerjisi kategori için arşiv kayıtları.
Gönderi Tarihi Aralık 13th, 2008 , Yazar :admin Kategorisi:
Rüzgar Enerjisi
Türkiye - Hollanda Rüzgar Enerjisi Çalıştayı yapıldı. [26/11/2008]
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB), Hollanda Enerji Ajansı SenterNovem ile Rüzgar Enerjisi ve Su Santralları İşadamları Derneği (RESSİAD) tarafından ortaklaşa düzenlenen “Rüzgar Enerjisi Çalıştayı” Ankara Sheraton Otelinde 26.11.2008 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ve Hollanda Dış Ticaret Bakanı Frank Heemskerk’ in katılımıyla yapılmıştır.
Çalıştayda konuşan Bakan Güler, Türkiye ile Hollanda arasında özellikle yenilenebilir enerji kaynakları konusunda yapılacak çok iş olduğunu söyledi.
Türkiye olarak 2020 yılına kadar 20 bin megavat (MW) rüzgar enerjisi yatırımı yapmayı hedeflediklerini anlatan Güler, ”Herhangi bir lisans almadan yapılabilecek 500 kilovolt (kV) ev tipi türbinlere ve 2,5 MW’lik türbinlere de ihtiyacımız var. Bu konuda sizinle (Hollanda) işbirliği yapabiliriz, sizden bu konuda uzun vadeli bir evlilik bekliyoruz” dedi.
Rüzgar enerjisinin yanı sıra bir diğer yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi yatırımlarında da büyük bir hamle yapmak istediklerini kaydeden Güler, ”Güneş enerjisinde büyük bir potansiyelimiz var. Çatılarımızın kiremitlerini, güneye bakan duvarlarımızı güneş pilleriyle değiştirmek istiyoruz. Tuz Gölü sahasına da büyük bir güneş enerjisi santralı yapmayı planlıyoruz. Bu konuda da birlikte çalışabiliriz” diye konuştu.
Yıllık elektrik enerjisi ihtiyacı yüzde 8-8,5 civarında artan Türkiye’nin enerji yatırımları konusunda hukuki altyapının tamamlandığını, envanterin çıkartıldığını vurgulayan Güler, Türkiye’deki enerji yatırımlarının ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde de devam edeceğini söyledi. Bakan Güler, ”Bunu bir basketbol maçına benzetirsen yani biz time-out sırasında da sayı atmaya devam edeceğiz” dedi.
HOLLANDA DIŞ TİCARET BAKANI
Çalıştayda konuşan Hollanda Dış Ticaret Bakanı Frank Heemskerk ise AB içinde enerji yapan binlerce şirketin onbinlerce istihdam yarattığını ve bu konuda AB ülkelerinin büyük deneyime sahip olduğunu söyledi.
Yenilenebilir enerji konusunda Hollanda’nın yasal ve teknik konularında büyük deneyime sahip olduğunu belirten Heemskerk, bu konudaki tecrübeleri 5 yıl içinde 15 bin MW’lik rüzgar enerjisi hedefi bulunan Türkiye ile paylaşmaya hazır olduklarını bildirdi.
Hollanda’nın yoğun bir nüfusa sahip küçük bir ülke olduğunu ve insanların ardık evlerinin yanında bulunan rüzgar direklerinden şikayet ettiklerini anlatan Heemskerk, bu nedenle deniz alanlarına rüzgar türbini kurmaya karar verdiklerini kaydetti. Heemskerk, ”2020 yılına kadar deniz üstüne 6 bin MW’lik rüzgar türbini kurmayı planlıyoruz” dedi.
Türkiye ve Hollanda’nın rüzgar enerjisindeki deneyimlerinin paylaşıldığı çalıştaya iki ülkenin kamu ve özel sektör kuruluşlarından 175 kişi katılım sağlamıştır.
26.11.2008
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, ekonomik kriz döneminde de Türkiye’de enerji yatırımlarının hız kesmeyeceğini belirterek, “Bunu bir basketbol maçına benzetirsek, basketbol maçı gibi biz time-out sırasında da sayı atmaya devam edeceğiz” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hollanda Enerji Ajansı Senter Novem ile Rüzgar Enerjisi ve Su Santralleri İşadamları Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği ‘Rüzgar Enerji Çalıştayı’ Sheraton Otel’de yapıldı. Çalıştayın açılış oturumunda bir konuşma yapan Bakan Güler, rüzgar enerjisine hem küresel ısınma açısından gerek olduğunu hem de ihtiyaç olduğunu ifade ederek, bu konuda ortak çalışmaların süratle gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu alanda Hollanda’dan daha hızlı bir çalışma beklediğini
vurgulayan Güler, rüzgar dışında enerjinin diğer dallarında da ortak çalışmalar yapabileceklerini kaydetti.
Bakan Güler, rüzgar enerjisinde 2020′ye kadar 20 bin megavat yatırım yapılması gerektiğini, potansiyelin ise 48 bin megavat olduğunu söyledi. Küçük ev tipi tribünlerle birlikte bu potansiyelin daha da yükseleceğini belirten Güler, Türkiye’nin 35 Avrupa ülkesi içinde sonunculuktan 11. sıraya yükseldiğini, hedefin ise 1 ya da 2′ncilik olduğunu ifade etti. Hollanda ile işbirliğine bu aşamada ihtiyaç olduğunu kaydeden Güler, “Sizden uzun vadeli bir evlilik bekliyoruz” dedi. Rüzgar enerjisinin yanı sıra bir
diğer yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi yatırımlarında da büyük bir hamle yapmak istediklerinin altını çizen Güler, “Güneş enerjisinde büyük bir potansiyelimiz var. Çatılarımızın kiremitlerini, güneye bakan duvarlarımızı güneş pilleriyle değiştirmek istiyoruz. Tuz Gölü sahasına da büyük bir güneş enerjisi santralı yapmayı planlıyoruz. Bu konuda da birlikte çalışabiliriz” diye konuştu.
Yıllık elektrik enerjisi ihtiyacının Avrupa’da yüzde 1 artarken Türkiye’de yüzde 8-8,5 civarında arttığını belirten Güler, Türkiye’deki enerji yatırımlarının ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde de hız kesmeyeceğini söyledi. Güler, ”Bunu bir basketbol maçına benzetirsek, basketbol gibi biz de time-out sırasında da sayı atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Hollanda Dış Ticaret Bakanı Frank Heemskerk ise, AB içinde enerji yapan binlerce şirketin onbinlerce istihdam oluşturduğunu ve bu konuda AB ülkelerinin büyük deneyime sahip olduğunu söyledi. Yenilenebilir enerji konusunda Hollanda’nın yasal ve teknik konularında büyük deneyime sahip olduğunu belirten Heemskerk, bu konudaki tecrübeleri 5 yıl içinde 15 bin mw’lik rüzgar enerjisi hedefi bulunan Türkiye ile paylaşmaya hazır olduklarını dile getirdi. Hollanda’nın küçük bir ülke olduğunu ve insanların
evlerinin yanındaki büyük rüzgar direklerini istemedğini anlatan Heemskerk, bu nedenle deniz alanlarına rüzgar türbini kurmaya karar verdiklerini ve 2020 yılına kadar deniz üstüne 6 bin megavatlık rüzgar türbini kurmayı planladıklarını söyledi.
Kaynak: Hollanda Türkiye Rüzgar Enerjisi
“Rüzgar Enerjisi Çalıştayı” Program
Sheraton Otel ve Kongre Merkezi ANKARA
26 Kasım 2008
8:30- 9:00
Kayıt
9:00- 9:20
Açılış
Açılış Konuşması
Bakan M.Hilmi Güler
Açılış konuşması
Bakan Frank Heemskerk
09:20-10:20
Konferans – Türkiye’deki Yatırım İmkanları
Türkiye’de Rüzgar Enerjisine Genel Bakış ve Yatırım İmkanları
RESSİAD - Tolga Bilgin
Rüzgar Enerjisi Projelerinin Finansmanı – Geçmiş Tecrübeler ve
Türkiye için İmkanlar
Rabobank- Marcel Gerritsen
10:20-10:40
Çay-Kahve
10:40-12:00
Konferans - Rüzgar Enerjisi Politikaları (Türkiye, Hollanda & Dünya)
Türkiye’nin Rüzgar Enerjisi Politikası
ETKB - Zeynep Gunaydin
Hollanda Rüzgar Enerjisi Politikası ve Uygulamaları
SenterNovem - Neeltje
Muselaers
Rüzgar Enerjisi Projelerinin Lisanslama-Yatırım
Metin Atamer
Rüzgarların Önündeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri
TÜREB - Murat Durak
12:00-13:00
Öğle Yemeği
13:00-14:40
Panel I – Teknik Konular (Rüzgar Tahmini, Şebeke Bağlantısı, Dengeleme, İletim ve
Dağıtım) (Moderatör:Nilgün Açıkalın)
Rüzgar Enerjisi Tahminleri
EİE - Dr. Yüksel Malkoç
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Şebekesine
Entegrasyonu
Ecofys - Haluk Sayar
Rüzgar Santralları ve İletim Sistemine Bağlantıları
TEİAŞ - Nurhan Ozan
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Şebekesine
Entegrasyonu – Hollanda’nın Deneyimleri
KEMA - Hans Cleijne
Rüzgar Santrallarının Dağıtım Gerilimi Seviyesinden Bağlantısı
TEDAŞ - Olgun Sakarya
Dengeleme Üzerine Sunum
SenterNovem - Mr. Frank
van Erp
Soru & Cevap
14:40-15:00
Çay-Kahve
15:00-16:30
Panel II – Pazar Sorunları ve Yatırımlar (Moderatör: Wies Broens)
Yenilenebilir Enerji Projelerinde Lisanslama Süreçleri ve
Karşılaşılan Sorunlar
EPDK - Yücel Yaman
Hollanda’daki Rüzgar Enerjisi Üzerine Yapılan Araştırma ve
Geliştirmeler
ECN - Bert Janssen
Hollanda’daki Düzenleme ve İzinler Üzerine Sunum
SenterNovem - Neeltje
Muselaers
Soru & Cevap
Gönderi Tarihi Aralık 13th, 2008 , Yazar :admin Kategorisi:
Rüzgar Enerjisi
Rüzgar Enerjisi
Rensis ölçüm sistemleri yenilenebilir enerji kaynaklarının ve özellikle rüzgar enerjisinin önem kazandığı bir dönemde rüzgar çiftlik projelerinin en önemli konularından biri olan rüzgar ölçümlerini yapmak üzere kurulmuştur.
Ölçümler için gerekli olan ölçüm sistemleri tamamen kendi imalatımız olup gerekli uluslararası standartlara haizdir
Türkiye de ilk defa 70 m rüzgar ölçüm direğini üreterek şu an tercih edilen 80 m lik türbin hub yüksekliğine en yakın veriyi sağlaması açısından 70 m ölçüm sistemleri yatırımcıya avantaj sağlamakta ve reel olarak verilerin değerlendirilmesinde daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.
Rensis ölçüm sistemlerinde sizlerin talepleri doğrultusunda Ekopower cihazlarını ölçüm sistemlerinde kullanmaktadır
RENSİS ENERJİ TSEN ISO 901-2000 kalite ve yönetim sistem belgesine sahiptir TSEN ISO 17025 ölçüm ve değerlendirme laboratuarı akreditasyonu çalışmalarını sürdürmekte olup en kısa sürede akreditasyon çalışmalarını tamamlayacaktır.
Ulusal ve uluslar arası veri güvenliği ve kalite yönetim sistemleri konusunda gerekli tüm çalışmaları ISO 27001 veri güvenliği sertifikasyonu çerçevesinde devam etmektedir.
RENSİS rüzgar enerjisine dayalı ölçümlerde TSEN ISO 17025 Standartlarına göre ölçüm ve değerlendirme hizmeti sunmaktadır.
Rensis Türkiye de yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapan firma ve şahıslara dünya standartlarında hizmet vermek üzere kurulmuştur.
Rensis firma olarak yatırımcıların sorunsuz veriler alması ve ölçümlerin sağlıklı olabilmesi için gerekli olan her türlü araştırma ve çalışmaları günün getirdiği en son teknolojileri kullanarak yapmaktadır.
Ölçüm sistemlerinde dünyaca kabul edilmiş olan TSEN IEC 61400-12 standartlarını esas alarak üretim yapmaktadır .
Türkiye de ilk defa 70m ve 80m ölçüm direklerini imal ederek sektöre yeni bir ivme kazandırmıştır.
Ürünlerinin tamamında dünya standartlarında üretim yaparak, fiyat performans ilişkisinde yatırımcıların en sağlıklı şekilde verilerini almalarını ve zaman kaybına uğramamalarını; maliyetlerini olumlu etkileyerek süreçte oluşacak olan veri kayıplarını en aza indirgemeyi amaç olarak belirlemiştir
Rensis Rüzgar Ölçüm Sistemleri Rüzgar Enerjisi Ölçüm Direği üretiminde Dünyaca kabul edilmiş olan TSEN IEC 61400-12 Standartlarına uygun Ölçüm Direkleri imalatı yapmaktadır.
Üretmekte olduğumuz Ölçüm Direkleri 55 metre/sn rüzgar hızına mukavemet göstermektedir.
RENSİS ölçüm sahasının bölgelsel şartlarına uygun olacak şekilde ölçüm sistemlerini imal eder . İklim şartlarına göre ANTİ ICE teknolojisine sahip anemometre ve wind vane kullanarak ölçümlerin aksamadan devam etmesini sağlar.
Sensör ve Ölçüm sistemleri Standartları hakkında kısaca
MEASNET Standartlarında kalibre edilmiş ve sertifikasyonu yapılmış Ölçüm ve Değerlendirme Sensörleri RENSİS Ölçüm ve Değerlendirme Laboratuarları tarafından ithal edilerek rüzgar enerjisi üretimine dayalı Ölçüm ve değerlendirme sistemleri için kullanılmaktadır.
RENSİS’in yaptığı diğer ölçüm işleri
RENSİS rüzgar enerjisi için yatarım yapmayı planlayan tüm yatırımcılar için saha tespiti ve tespit edilen sahalarda ölçüm direklerinin kurulacağı noktaları ve ölçüm direkleri bakım ve onarımlarını yapmaktadır.
Ölçüm sistemlerinden periyodik olarak verilerin toplanması ve ölçüm sistemlerinin sağlıklı ölçüm yapmasını temin için gerekli olan donanımsal ve yazılımsal her türlü çalışmayla sizlere hizmet vermektedir.
RENSİS RÜZGAR ÖLÇÜM SİSTEMLERİ
TELEFON +90 312 394 40 27 (pbx)
FAX +90 312 394 41 27
GSM +90 0544 494 74 44
E-mail info@rensis.com.tr - satis@rensis.com.tr teknik@rensis.com.tr
Gönderi Tarihi Aralık 15th, 2007 , Yazar :admin Kategorisi:
Rüzgar Enerjisi
RÜZGARIN OLUŞUMU,ÖZELLİKLERİ VE HESAPLAMALARI
Yer yüzeyinin gerek duyduğu enerjinin tümü Güneş’ten gelmektedir. Güneş yeryüzüne her saat 100.000.000.000.000 kWh ‘lık enerji yayar. Başka bir deyişle,yer yüzeyi Güneş’ten 1017watt gücünde enerji alır. Güneş’ten gelen enerjinin yaklaşık %1-2 ‘si rüzgar enerjisine dönüşür.Yani rüzgar enerjisi hız enerjisine (kinetik enerjiye) dönüşmüş güneş enerjisidir denilebilir.Karalar, denizler ve atmosfer farklı özgül ısılara sahip oldukları için , güneşten alınan enerji sonrasında farklı sıcaklıklara sahip olurlar. Sıcaklık dağılımı, coğrafik ve çevresel koşullara bağlıdır. Yer yüzeyinde ortaya çıkan sıcaklık ve buna bağlı basınç farklılıkları, rüzgarların oluşmasına neden olmaktadır.
Küresel Rüzgarlar
Ekvator ve çevresi güneş ışınlarının yer yüzeyine geliş açılarındaki farklılıklar nedeniyle, diğer enlemlere göre daha çok ısınırlar. Farklı ısınma ve sıcaklık derecesinden dolayı hava dolaşımları başlamış olur. Sıcak hava soğuk havadan daha hafiftir. Isınma sonucunda sıcak hava yukarı doğru yükselir. Bu yükselme, yaklaşık olarak 10m kadar sürer. Bu yükseklikten sonra kuzey ve güneye doğru hareketlerine devam ederler. Her iki kürede 30 derece enlemlerde, yerin dönmesinden kaynaklanan Corriolis kuvveti hava kütlesinin daha yüksek enlemlere gitmesini engelleyerek kuzeye ve güneye sapmasına sebep olur. Hareket halindeki hava kütlesi dünyanın dönmesinden olayı kuzey yarım kürede sağa, güney yarım kürede sola sapar.Hava kütleleri yüksek basınç alanlarından dolayı tekrar aşağı seviyelere doğru inmeye başlarlar. Kutuplarda da havanın daha soğuk olmasından dolayı yüksek basınç alanları oluşur. Corriolis kuvveti baskın rüzgar yönlerini belirlemede etkisi büyüktür. Tablo da Corriolis kuvvetinden dolayı hakim rüzgar yönlerinin enlemlere göre dağılışı verilmiştir. Bu tablodaki hakim yönler rüzgar türbünü seçimi bakımında önemlidir.
Enlem 90-60 N 60-30 N 30-0 N 0-30 S 30-60 S 60-90 S
Yön NE SW NE SE NW SE
Rüzgara Etki Eden Faktörler
Türbülans
Türbülans düzenli olmayan rüzgar akışıdır. Çok engebeli ve pürüzlü arazilerde binalar, ağaçlar vb. engeller çok fazla türbülans yaratır. Türbülans alanı engelin yüksekliğinin 3 katına kadar uzanabilir. Şekil den de görüleceği gibi türbülans engelin arka tarafında daha belirgindir. Türbülans rüzgar türbininde enerji üretim verimliliğini azaltır ve türbin de yıpranma ve hasarlara yol açar. Bu nedenle düşük türbülans yoğunluğu rüzgar türbinlerinin ömürlerinin daha uzun olmasını sağlar.
Tünel Etkisi
Rüzgarın binalar arasından ve dağlar arası dar geçitlerden geçerken hızı artar. Buna tünel etkisi denir. Rüzgar hızı açık alanlarda 6 m/s ise, bu tür yerlerden geçerken 9 m/s kadar yükselebilir. Bir tünele kurulan bir rüzgar türbini, çevre alanlardakinden daha yüksek rüzgar hızlarını yakalama şansına sahip olacaktır. İyi bir tünel etkisi sağlamak için, tünelin arazi içine ‘ mükemmel ‘ olarak girmiş olması gerekir . Tepeleri çok sert ve düzgün olmayan bir durumda ise, o alanda türbülans çoktur, yani rüzgar (yönü çok fazla değiştiğinden ) dönmekte olacaktır. Türbülansın çok olduğu yerlerde rüzgar hız avantajı tamamen olumsuz etkilenir. Sürekli değişen rüzgarlar türbinlerde yırtılma, çatlama gibi zararlara sebep olabilir.
Tepe Etkisi
Rüzgar türbinleri rüzgar hızından daha iyi biçimde yararlanmak için yerleştirilecek en uygun mekanlar tepelerdir. Tepelerde rüzgar hızları çevreye göre daha yüksektir. Fakat düzgün ve pürüzlü tepelerde,rüzgar hızının artması bir avantaj oluşturmasına rağmen ,türbülans meydana gelmesi bunu tümüyle ortadan kaldırır. Şekil de rüzgar türbini için uygu olan ve olmayan arazi özellikleri gösterilmiştir.
Park Etkisi Ve Kuyruk Yeli Etkisi
Rüzgar tarlalarındaki her bir türbün rüzgarın hızını azaltır. Bu sebeple türbünler hakim rüzgar yönüne göre yerleştirilmeliler. Genel olarak rüzgar tarlalarında türbünler arası uzaklık hakim rüzgar yönünde ise 5-9 rotor çapı, bu yöne dikse 3-5 rotor çapı kadar bir uzaklığa yarleştirilmeliler. Var olan park etki sebebiyle rüzgar tarlalarında %5 lik bir enerji kaybı olur.Türbüne gelen rüzgar, türbünden çıktıktan sonra arka kısımda uzun bir aralıkta türbülans oluşturur. Bu da ikinci sırada yerleştirilen türbünlerde kuyruk yeli etkisi yapar. Bunu önlemek ikinci sıradaki türbünler birinci sıradakilerden daha uzağa, yaklaşık 3 rotor, kurulmalıdır. Genellikle, aşağıdaki şekildeki gibi yerleştirilirler.
2. Yüzey Şekillerinin Etkisi
Rüzgar 1 km’lik yüksekliğe kadar yeryüzü engebeliğinden etkilenir. Engebelik ne kadar fazla ise rüzgar hızında da azalmalar o kadar fazla olur. Tablo de farklı yüzeylerin verilen pürüzlülük değerlerine göre, su yüzeyi, rüzgarı daha az etkileyen en pürüzsüz yüzeydir. Rüzgar türbününün enerji verimliliği de uygun rüzgar koşullarını değerlendirmek için arazilerin pürüzlülük bağlı katsayıları büyük önem taşır.
Rüzgar Hızının Değişimi
Atmosferik Sınır Tabaka
Atmosferik sınır tabaka, yüzeydeki değişiklerden en fazla etkilenen ve bu etkilenmeye hızlı bir şekilde tepki veren atmosferin yüzey tabakası olarak tanımlanmaktadır. Atmosferik sınır tabakada, momentum, ısı ve kütle alış verişi meydana gelir. Rüzgar enerjisinde kullanılan rüzgar eşitlikleri atmosferik sınır tabaka için geliştirilmiştir.
Rüzgar Hızı Kestirimleri
Rüzgar hızı profili,rüzgar hızını düşey değişimi, türbin yüksekliği baz alınarak iki şekilde bulur.
Hellman üstel eşitliği;
V(z)=Vr(z/zr)?
z :yerden yükseklik
V(z):z yüksekliğindeki rüzgar hızı
zr :referans ölçüm yüksekliği
Vr :zr yüksekliğindeki rüzgar hızı
? :pürüzlülük katsayısı
Logaritmik fonksiyon;
V(z) = ln(z/z0)
V(10) ln(10/z0)
z :yerden yükseklik
V(z) : z yüksekliğindeki rüzgar hızı
V(10):10 m yükseklikteki rüzgar hızı
z0 :pürüzlülük uzunluğu
Rüzgarın Değerlendirilmesi
Meteorolojik ölçümler sonucu elde edilen rüzgar verileri uzun vadeli rüzgar kayıtları elde etmek ayrıca, farklı site ve farklı yüksekliklerdeki rüzgar özelliklerini belirlemek için değerlendirmeye alınır. Değerlendirmede, çeşitli rüzgar hızı olasılık dağılımları ve bunları matematiksel olarak modellemekte kullanılan fonksiyonlara başvurulur.Bu fonksiyonlardan en çok kullanılanlar dan biri de Weibull Dağılımıve Rayleigh Fonksiyonu dır.
Weibull Dağılımı, rüzgarın belirli bir periyottaki değişimi ve dağılımının bulunmasında kullanılan iki parametreli bir ifadedir. Eğer bir yıl boyunca rüzgar ölçülürse ,rüzgarın hangi şiddet değerinde ve hangi sıklıkta estiğini gösteren grafik aşağıdaki şekildeki gibi olacaktır. Bu dağılımın altında kalan alanın toplam olabilirliği “1” dir.





İki parametreli Weibull olasılık dağılım yoğunluk fonksiyonu şu denklem ile verilir;
Buna karşılık gelen kümülatif dağılımı da ,
şeklinde verilir.[6]
? : rüzgar hızı (m/s)
c : ölçek değişkeni (m/s)
k : şekil değişkeni
Rayleigh Fonksiyonu
Rayleigh fonksiyonu Weibull’un basitleştirilmiş bir versiyonu olarak düşünülebilir. Weibull fonksiyonunda şekil parametresi olan c 2’ye eşitlenirse Rayleigh fonksiyonu elde edilir. Rayleigh olasılık dağılım yoğunluk fonksiyonu şu denklem ile verilir,
Buna karşılık gelen Rayleigh kümülatif dağılımı da aşağıdaki denklem ile verilir,
Rüzgar Gülü
Rüzgar gülü, belirli kesimlerdeki rüzgarın esme sıklığını (frekansı) verir. Rüzgar gülü aynı zamanda her bir kesimin ortalama rüzgar hızına katkısının ne kadar olduğunu gösterir. Rüzgar gülü yalnızca rüzgar yönlerinin oransal dağılımını verir. Gerçek ortalama hız düzeyini vermez. Rüzgar gülü, türbin yerleşiminde son derece önemlidir. Eğer rüzgardaki enerjinin büyük bir kısmı belirli bir yönden geliyorsa bu yönde olabildiğince az engel olması ve arazinin de düz ve pürüzsüz olması gerekir. Eğer türbin bu yönde yerleştirmek gerekiyorsa, mesela, hakim rüzgar yönü güney ise doğu ve batı yönlerindeki engeller önemlidir. Çünkü bu yönlerden herhangi bir rüzgar gücü gelmez.
Şekil. Rüzgar Gülü
Rüzgar enerjisinin Formüle Edilmesi
Rüzgar gücünün hesabında kinetik enerji formülü kullanılır. Rüzgar hareket halindeki bir hava akımı olduğu için rüzgarında bir kinetik enerjisi vardır. Hareket halindeki havanın gücü kinetik enerjinin saniye başına akış oranıdır.
Rotorsuz durumda rüzgarın akış yönüne dik herhangi bir A alanı içinden birim zamanda taşınan güç şu şekilde verilir:
W= (A? Vo3) 1/ 2 (2.7)
Burada p havanın yoğunluğunu, A kanat alanını ve Vo ise rüzgar hızını göstermektedir. Bu gücün tamamı rüzgar türbini tarafından faydalı güce dönüştürülemez.Rüzgar türbini için uygun güç rotordan geçen havanın kinetik enerjisindeki değişime eşittir”

Şekil. Havanın rotor çevresindeki akışı
Rotordan geçen havanın ağırlık oranı türbin giriş ve çıkışlarında sabittir.
M=?A oV0= ?A 1V1 = ?A 2V2 (2.8)
Rotor diskinde ki F kuvveti momentum değişim oranı ile ifade edilirse;
F=m(V0- V2) (2.9)
Rotordan elde edilecek güç, kinetik enerji değişim oranı ile verilir.
W=m(1/2 V02 -1/2 V22) (2.10)
Rotora gelen hız V1 ise,enerji
W=F V1 (2.11)
olarak elde edilir.
Denklem (2.9) ve denklem (2.11)’ u kullanırsak;
V1=1/2(V0- V2) (2.12)
Akış aşağı hız faktörü (downstream velocity factor) ,
b= V2 / V0 (2.13)
elde edilir.
Buradan,denklemler (2.11),(2.9) ,(2.7) ve (2.12)‘ u kullanarak
F/A1=1/2? V02(1-b2) (2.14)
ve
W/A1=1/2 ? V03*1/2(1-b2)(1+b) (2.15)
İfadeleri elde edilir.
Cp, güç faktörü veya verim olup, şu şekilde ifade edilir.
Cp=W/W1 (2.16)
W1= 1/2 ? A 1V03 olmasından dolayı; (2.17)
Cp=1/2(1-b2)(1+b)
Cp maksimum değeri %59.3 dür. Bu değere Lanchester Betz limiti denir. Bu limit değer, rüzgar enerjisi elektrik santrallerinin en fazla %59.3 verime sahip olacaklarını göstermektedir. Rüzgar türbinleri için kanat uç hız oranı olan ? (? = wR/Vo) şaftın devir sayısını dolayısıyla Cp’yi etkilemektedir.
Sonuç olarak, bir rüzgar türbininden elde edilecek maksimum güç;
W= Cp*1/2 ? A 1V03 (2.19)
ifade edilebilir.
Denklem (2.19)’ dan da görüleceği gibi rüzgardan elde edilebilecek maksimum güç rüzgar hızının küpü ile orantılı. Aşağıdaki tablodan da rüzgar hızındaki küçük bir değişikliğin güçteki etkisi görülebilir.
Tablo . Çeşitli Rüzgar hızı değerlerinde elde edilecek güçler
Kaynak:http://www.melikedemir.com/
Gönderi Tarihi Aralık 15th, 2007 , Yazar :admin Kategorisi:
Rüzgar Enerjisi
Çin’de maglev rüzgar türbinlerinin kitlesel üretimine geçiliyor
Orta Çin’de manyetik kaldırmalı (maglev) rüzgar türbinlerinin kitlesel üretiminin yapılacağı tesisin inşaatına geçtiğimiz pazartesi günü başlandı.
Guangzhou kökenli Zhongke Hengyuan Energy Technology Şirketi jeneratörlerin üretileceği tesisin yapımı için 400 Milyon Yuan yatırırken, Şirketin yıllık gelir beklentisinin 1,6 Milyar Yuan olduğu belirtiliyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamada söz konusu üretim tesisinde 2008 yılında 400 wattan 5 kilowat’a kadar enerji üretme yeteneğine sahip maglev rüzgar jeneratörlerinin kitlesel üretiminin yapılacağı not edildi.
Maglev rüzgar jeneratörleri, Guangzhou Enerji Araştırma Entitüsü ve Çin Bilimler Akademisinin yardımlarıyla Zhongke Hengyuan Energy Technology Şirketince, rüzgarın 1,5 m/sn gibi düşük hızlarda estiği bölgelerde rüzgar enerjisinden daha iyi yararlanabilmek için geliştirildi.
Şirketin baş bilimsel geliştiricisi Li Guokun, geleneksel rüzgar tübinlerinin sorunun mil yataklarının oluşturduğu sürtünmeyi yenerek dönmeye başlamak için yüksek rüzgar hızlarına ihtiyaç duymaları olduğunu vurguluyarak, sürtünmesiz maglev heneratörlerinin rüzgar çiftliklerinin işletim harcamalarını yarı yarıya azaltarak, rüzgar enerjisinin toplam maliyetini kilowatt saati 0,4 yuan düzeyinde tutabileceğini belirtiyor.
Maglev Rüzgar Türbinleri, Pekin’de 2006 Asya Rüzgar Enerjisi Fuarında (Wind Power Asia Exhibition 2006) ilk kez görünmelerinden bugüne bir düzine Çin Şehrinin ve dünyada 50′den fazla ülkenin artan bir ilgisiyle karşılaştı.
Zhongke Şirketince, bu jeneratörlerin, adalarda gözlem evlerinde, televizyon yayın aktarıcılarında hatta otobanlarda seyehat eden araçların oluşturduğu hava akımıyla bile çalışarak otoban aydınlatmasında kullanılabileceği belirtiliyor.
Kaynak:Engin Bilim
Gönderi Tarihi Aralık 15th, 2007 , Yazar :admin Kategorisi:
Rüzgar Enerjisi
Rüzgar gücünden ilk olarak yelkenli gemilerde ve yel değirmenleri ile tahıl öğütmede yararlanılmıştır. 1.yüzyılda yaşayan İskenderiye`li Heron, Pneumatika adlı kitabında org çalmak için rüzgar gücünden faydalanıldığını belirtmektedir. ABD`de 1956`da yayınlanan bir kitabında Wulff`un belirttiğine göre, 10. yüzyılda İran`ın doğusundaki Sicistan bölgesinde düşey eksenli yel değirmenleriyle hem öğütme, hem de suların yükseltilmesiyle sulama yapılmaktaydı. 13.yüzyılda Şam`da yaşayan El Dimışki adlı bilim adamının düşey eksenli yel değirmeni çizimleri mevcut olup, bu tip değirmenlerin o yöredeki örneklerine 1963 yılında bile rastlamak mümkündü. Bu çizimlere dayanarak Wulff tarafından yapılan aerodinamik hesaplamalara göre, bu değirmenlerin 30 m/s rüzgar hızındaki gücü 22 BG` ye ulaşmaktaydı. Diğer bir tip olan yatay eksenli yel değirmenlerinin ilk olarak Hollanda, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde ortaya çıktığı sanılır. Hatta Hollanda`nın adı yel değirmenleriyle özdeşleşmiştir. Gerçekten de rüzgar gücü, Ortaçağ`da endüstri devrimine kadar Avrupa`daki temel enerji kaynaklarının başında gelmekteydi. Ancak yatay eksenli rüzgar değirmenlerinin mucidi, Anadolu`lu bir bilim adamı olan ve Batı Dünyası`nda adı kısaca “el Cezeri” olarak bilinen “Bedi-üz-Zaman Ebu`l İz Ismail el-Rezzaz el-Cezeri`dir. İsminden de anlaşılacağı üzere Ebu`l İz, Cizre`de yaşamış bir bilgindir. Sibernetiğin ve robotik biliminin babası kabul edilmektedir. 1136-1206 yılları arasında yaşayan bilginimiz bir robot yaparak Artuklu hükümdarı Mahmud bin Mehmed`e takdim etmiştir . Bunu gören Sultan hayretler içinde kalmış; takdirlerini belirterek, emeğinin karşılığını göreceğini söylemiş ve buluşlarını bir kitap halinde yazmasını istemiştir. Ebu`l Iz bunun üzerine yazdığı “Kitab-ül`-Cami Beyne`l-Ilmi- ve`l-Amelin-Nafi` Fi Sınaati`l-Hiyel” adlı kitabında, 300`e yakın otomatik makine ve bunların sistemleri ile ilgili bilgi verdikten sonra çalışma özelliklerini şemalarla göstermiştir. Sadece suyun kaldırma ve basınç gücünü kullanarak tamamen yeni bir teknik ve sistem kurmuş, çok yönlü otomatik hareketler elde edebilmiştir. Bu meşhur eser, 20. yüzyıl başında Prof. Wiedemann tarafından Almanca`ya, 1974 senesinde de “Al Jazari`s Book of Knowledge of Ingenious Mechanical Devices” adıyla Donald R. Rill tarafından İngilizce`ye tercüme edilerak Boston ve Dordrecht`te basıldı. Bugün İstanbul Topkapı Sarayı III. Ahmed Kütüphanesi`nde bulunan A3472 kayıtlı yazma, özgün eserin bir ikinci el kopyasıdır. Bu kitabın dikkat çekici özelliklerinden biri de şekillerin sekiz yüzyıl önce boyanmasına karşın renklerin canlılıklarından hiçbir şey kaybetmemiş olmasıdır. Kültür Bakanlığı bu kopyanın “Olağanüstü Mekanik Araçların Bilgisi Hakkında Kitap” adıyla 3000 adet tıpkı basımını yapmıştır. (ISBN 975-17-0698-X Kültür Bakanlığı - 1990). Kitabın Türkçe çevirisi ne yazık ki bulunmamaktadır. Ebû-l Iz`in makinelerinden birkaç tanesi Erlangen Üniversitesi`nde Alman Profesör Wiedemann tarafından yapılmış ve çalıştırılmıştır. ITÜ Bilim ve Teknoloji Tarihi Enstitüsü de, kitaptaki şekillerin aslına sadık kalarak, tavus kuşlu su saatini yapmıştır. Bu kitabın İngilizce tercümesine bir önsöz yazan meşhur bilim tarihçisi Prof. White Jr. önsözün bir yerinde; “Batılı bilginler konik sübapların ilk defa Leonardo Da Vinci`nin çizimlerinde görüldüğünü öğretirler. Halbuki İsmail Ebul-iz El Cezeri`nin resimlerinde de bunlar gözükmektedir.”der. Ebû-l Iz`in bu eseri altı bölümden meydana gelmektedir. Beşinci bölümde derin olmayan bir kuyudan veya akan bir nehirden suyu yükselten aletler hakkında beş şekil vardır. Bu aletlerde kaldırma gücü olarak yatay eksenli rüzgar türbinlerinden yararlanılmaktadır. Bu tip rüzgar değirmenleri, Avrupa ve Amerika`da ancak 19. yüzyılın sonundan itibaren su pompalanması ve depolanmasında kullanılmaya başlanmıştır. Halbuki ülkemizde bunlar o tarihten 700 yıl önce kullanılmaktaydı. Hem de bizden bir bilim adamının buluşu sayesinde.
Rüzgardan Elektrik Üretilmesi
Güneşten dünyamıza ulaşan ışınlar yeryüzü katmanlarını farklı derecede ısıtır. Buradan atmosfere yansıyan ışınlarla hava ısınır. Farklı ısınma sonucunda meydana gelen yoğunluk ve basınç farkı, havanın bir yerden bir yere hareket etmesine sebep olur. Bu hava hareketlerine rüzgar adı verilir. Rüzgarın gücü gerçek anlamda ilk kez ne zaman keşfedilmiş derseniz. Aslında insanlar ilk çağlardan beri rüzgar gücünden faydalanmayı düşünmüşlerdir. Rüzgar enerjisinden sadece mekanik enerji, yani hareket enerjisi elde edilmez. Rüzgarın günümüzdeki en önemli kullanım yerlerinden birisi elektrik üretimidir. Rüzgar sayesinde fosil yakıtların neden olduğu küresel ısınmanın önüne geçmek ve temiz bir şekilde elektrik üretmek mümkün olmaktadır. Çünkü rüzgar santralinin hammaddeye ihtiyacı yoktur, kurulması da diğer santrallere göre daha hızlıdır. Üç ay gibi kısa bir zamanda inşası tamamlanıp üretime başlayabilir. Rüzgardan elektrik üreten türbinlerin yatırım maliyeti uzun vadede düşüktür. Bakım masraflarının az olması nedeniyle üretim maliyeti hemen hemen sıfırdır. Bir türbin, ürettiği elektrikle 2-3 senede kendini amorti eder. İlk olarak 1888`de ABD`deki Ohio Eyaletinin Cleveland kentinde Charles Brush ve 1891`de Danimarka`da Poul La Cour üç kanatlı pervaneye sahip yatay eksenli rüzgar türbinleriyle elektrik üretmeye başlamışlardır. Bunlar 25-35 kW gücünde küçük elektrik üreticileriydi. 2. Dünya Savaşı`ndan sonra Danimarkalı Gedser 200 kW`lık 3 kanatlı türbin yapmıştır. ABD`de ise 1930`lu yıllarda 1,25 MW`lık, çapı 53,3 m olan iki kanatlı büyük bir türbin Smith-Putnam tarafından yapılmış ve bu büyük kapasiteli türbinlerin benzerleri 1980`lerin başına kadar ABD Enerji Bakanlığı tarafından kullanılmıştır. 1970`lerin ortasındaki petrol krizinden sonra rüzgar enerjisinden elektrik üretme işine daha fazla ağırlık verilmeye başlanmıştır.
Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretme Potansiyeli
Rüzgarın taşıdığı enerji potansiyeli, hızın küpü ile orantılıdır. Rüzgar türbini kurmak için seçilen yörenin yıllık ortalama rüzgar hızı mümkün olduğu kadar yüksek olmalıdır. Rüzgar hızı yerden yükseldikçe artar. Hız, kıyıdan denize doğru açıldıkça da artmaktadır. Rüzgarın hızı yıldan yıla ve mevsimlere göre de değişmektedir. Türkiye`de Devlet Meteoroloji İşleri (DMI) tarafından rüzgar ölçümleri, yön ve şiddet olarak değişik konumlarda yapılmaktadır. Ülkemizin birçok yöresinde bu ölçümler yapılmış olup, yerden 10 m yükseklikte yıllık ortalama rüzgar hızının 4-5 m/s olduğu birçok yöremizin türbin kuruluşuna uygun olduğu tespit edilmiştir. TEAŞ, rüzgar ölçüm analizlerinden WASP (Wind Atlas Analysis and Application Program) yardımıyla, rüzgar enerjisi potansiyeli ve yıllık ortalama elektrik üretimi tahmini yapabilmektedir. Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EIE), DMI Genel Müdürlüğü`ne ait istasyonların 1970-80 arasındaki 10 yıllık verilerini değerlendirerek “Türkiye Rüzgar Enerjisi Potansiyeli” adıyla yayınlamıştır. Buna göre ortalama rüzgar hızı 5 m/s ile 3,8 m/s arasında değişirken ortalama güç yoğunluğu 152,8 W/m2 ile 71,2 W/m2 arasında değişmektedir. Yine EIE, Rüzgar Enerjisi Gözlem Istasyonu Projesi`ni başlatmıştır. 3 yıllık istasyon raporlarına göre İzmir - Kocadağ 8,5 m/s ile en yüksek hıza sahiptir. Bunu sırasıyla Gökçeada (6,83 m/s), Akhisar (6,78 m/s) ve Belen (6,5 m/s) takip etmektedir. Buralardaki güç yoğunlukları da sırasıyla 775, 457, 450 ve 343 W/m2`dir. Ülkemizde 80-100 bin MW arasında rüzgar enerjisi potansiyeli olduğu tahmin edilmektedir. Enerji Bakanlığı`nın tahmini ise 10 bin MW`tır. Şu anda Çeşme`de ve Bozcaada`da çalışır durumda ancak toplam 30 MW` lık rüzgar santralimiz mevcuttur.
Dünya Teknolojisindeki Durum
2002 sonunda kurulu kapasite Avrupa`da 23.300 MW, Dünyada ise 31.400 MW olmuştur. 1982-92 arasında ABD-Kaliforniya`da 15 bin türbin kurulmuş ve 1993`te 3 milyar kWh elektrik üretilmiştir. Dünyanın en büyük rüzgar çiftliği 370 MW gücü ile Amerika`da bulunan Altamount Pass tesisidir. 8160 ha alan kaplayan çiftlikte 100 MW`lik 3500 adet ve 300-405 kW`lık 40 adet türbin vardır. Rüzgar enerjisi maksimum %59,3 teorik verimle mekanik enerjiye çevrilebilir. Türbinlerin ekonomik ömrü 15-20 yıldır. AB 2005 yılında birincil enerjinin %8`ini rüzgardan karşılamayı planlamış olup kurulu kapasiteyi 42 bin MW`a ulaştırmayı hedeflemiştir. Bu da 1400 kW`lik 30 bin türbin demektir. Rotor kanat sayısı 1-3, rotor çapı 18-65 m, dönme hızları 28-60 d/dak`dir. Optimum büyüklük 1-3 MW`tır. Dünyadaki kurulu gücün 2010`da 121 bin MW, 2012`de 161 bin MW`a ulaşacağı tahmin edilmektedir. Amerika`da 1981`de maliyet 30 cent/kWh iken 15 yılda 5 cent`in altına inmiştir. Santral maliyeti ise 1000 dolar/kW dolayındadır. Ingiltere`de rüzgardan üretilen elektriğin birim maliyeti gaz santrallerinde üretilenin 1,4 katı, nükleer santırandakinin %52`si, kömürlü santralıdakinin %71`i dir. İşletme ve bakım maliyeti 1 cent/kWh`tir. Petrol fiyatlarının yükselmesi rüzgar enerjisinin gelişimini olumlu etkilemektedir.
Rüzgar Enerjisinin Önündeki Engeller
Rüzgar santrallerinin en önemli sakıncası gürültüdür. Aerodinamik ve mekanik olmak üzere iki türlü gürültü vardır. Mekanik gürültü azaltılsa bile aerodinamik gürültü azaltılamaz. Çiftlik içinde 85 dB düzeyindeki gürültü 400 m uzakta 37 dB’ye düşmektedir. Rüzgar tarlaları ile konutlar arasında 300-400 m mesafe olmalıdır. İkinci çekincesi elektromanyetik girişimdir. Dönen kanatlar radyo, TV, uydu servisi ve radarlarda girişime neden olabilir. Parazit 2-3 km ile sınırlıdır. Üçüncü çekince arazi kullanımıdır. Tek türbinin alan ihtiyacı 700-1000 m2/MW, rüzgar tarlasının ise bunun 150-200 katıdır (0,1-0,2 km2/MW). Ancak türbinler toplam alanın %1`ini işgal ettiğinden %99 kısmında tarım yapılabilir.
Rüzgar santrallerinin en önemli sakıncası gürültüdür. Aerodinamik ve mekanik olmak üzere iki türlü gürültü vardır. Mekanik gürültü azaltılsa bile aerodinamik gürültü azaltılamaz. Çiftlik içinde 85 dB düzeyindeki gürültü 400 m uzakta 37 dB`ye düşmektedir. Rüzgar tarlaları ile konutlar arasında 300-400 m mesafe olmalıdır. İkinci çekincesi elektromanyetik girişimdir. Dönen kanatlar radyo, TV, uydu servisi ve radarlarda girişime neden olabilir. Parazit 2-3 km ile sınırlıdır. Üçüncü çekince arazi kullanımıdır. Tek türbinin alan ihtiyacı 700-1000 m2/MW, rüzgar tarlasının ise bunun 150-200 katıdır (0,1-0,2 km2/MW). Ancak türbinler toplam alanın %1`ini işgal ettiğinden %99 kısmında tarım yapılabilir. Kutsal kitaplarda da rüzgarın birçok uygulama alanına dikkat çekilmektedir. Örneğin Kur`an-ı Kerim`de rüzgardan bahseden 23 ayet bulunmaktadır. Bu ayetlerde temel olarak rüzgarların evrilip çevrilmesine, rüzgarlarla yağmur bulutlarının sevk edilmesine, gemilerin hareket ettirilmesine, ekinleri vuran kavurucu ve soğuk rüzgarlara, taşları sürükleyecek ve ağaçları kökünden sökecek şiddetli kasırgalara işaret edilmekte, ayrıca Hz.Süleyman`ın rüzgarla ilgili bir mucizesine de dikkat çekilmektedir. tefsircilere göre, Kuran`da peygamberlerin mucizelerinden bahsedilmesinin bir nedeni de insanları o mucizelere yetişmek için çalışmaya teşvik etmektir. Biz de günümüzdeki bilimsel çalışmalar sayesinde rüzgarlardan azami derecede yararlanabiliriz. Işte elektrik üretimi bu yararlanma yollarının en önemlilerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kaynaklar
1. Şen Z., Temiz Enerji ve Kaynakları, Su Vakfı Yayınları, Istanbul, 2002.
2. Manwell JF, McGowan JG, Rogers AL, Wind Energy Explained, John Wiley&Sons, West Sussex, 2002.
3. Yeni Rehber Ansiklopedisi, Ismail Ebul-iz El Cezeri maddesi, Cilt 4, Sayfa:345-347.
4. http://www.ismailebuliz.com.tr.tc/
5. http://www.awea.org/default.htm
Kaynak:http://www.ekolojimagazin.com/ ‘dan alınmıştır.